Dünyada Aşının Tarihsel Gelişimi

bağışıklama ve aşılama nedir

Aşılama dünyada tıbbi gelişmelerin tümünden daha fazla hayat kurtarmıştır. Milyonlarca çocuğun ölümünü engellemiş, morbiditelerin önüne geçmiştir. Aşılama uygulamaları tüm dünyada 19.yy gibi yakın bir zamanda başlamıştır. Ancak aşılamanın çok daha uzun bir tarihçesi bulunmaktadır. 12 yy‘da Çinlilerin çiçek hastalığını hafif geçiren çocukların burunlarından aldığı cerahatli kabuğu toz haline getirdikten sonra sağlıklı kişilerin burunlarına üfleyerek aşılama yaptıkları

bilinmektedir, o dönemde bu işleme varyolasyon denilmekteydi. Doğal çiçek hastalığının % 30 ölüm oranına sahip olması ve varyolasyonun ise daha düşük (≈% 1) bir ölüm oranına sahip olması nedeniyle, bu eski uygulama, risk-fayda oranını değerlendirmenin erken bir örneğiydi. 1700’lü yıllarda Afrika, Hindistan ve Osmanlı İmparatorluğu, İngiltere ve Fransa’da kullanılıyordu. Varyolasyon uygulaması hastalığın hafif bir formunun salgınlarına neden oldu. Değişkenlik sonucu ölenlerden biri de İngiltere Kralı III. George’un oğluydu. 1796’da bir İngiliz olan doktor Edward Jenner, çeşitliliğe karşı daha güvenli bir alternatif arıyordu. 14 Mayıs 1796’da James Phipps üzerinde, sütçü Sarah Nelmes’in elindeki lezyonlardan aşı olarak inek çiçeği irini kullanarak bir çiçek hastalığı aşısı deneyi yaptı ve James Phipps’i aşıladı ve 2 ay sonra çocuğu çiçek lezyonuna maruz bıraktı. Phipps’te çiçek hastalığı gelişmediğinden; çiçeğe karşı korunduğu sonucuna vardı sistematik aşılama ve bağışıklama tarihçesi Edward Jenner’ın çiçek hastalığı için ilk aşısını üretmesiyle ile başlamış oldu. Çalışmalarını 1798’de “Variolae Vaccinae“ adı ile yayınlamıştır. Çiçek hastalığında dünya çapında yaygın aşılama çalışmaları sonucunda 1977 yılında eradikasyon sağlanmıştır. 1885 yılında Louis Pasteur kuduz aşısını geliştirmiştir 1882’de Robert Koch tarafından keşfedilen tüberküloz (Tbc) basiline karşı ilk BCG aşısı 1921’de Fransa’da Weill-Halé tarafından ağız yoluyla uygulanmıştır. İlk intradermal BCG aşısı ise 1927’de üretilmiştir. Oral BCG aşılarının kullanımı 1960’da durdurulmuş ve intradermal aşı kullanılmaya başlanmıştır.

19. yüzyılın sonuna doğru enfeksiyon ajanının ısı ya da kimyasal maddelerle dikkatli olarak öldürüldüğünde immünojenitesinin kaybolmadığı keşfedilmiştir. Bu keşif sayesinde inaktif aşı buluşlarının yolu açılmıştır. İnaktivasyon ilk kez salmonella tifi, veba ve kolera basili gibi ajanlara uygulanmıştır. Tifoya karşı inaktif aşı ilk kez İngiltere’de Wright ve Semple, Almanya’da Pfeiffer ve Kolle tarafından uygulanmıştır. Haffkine ise inaktif veba basilini kullanarak ilk veba aşısını geliştirmiş ve uygulamıştır.

bağışıklama ve aşılama nedir

1906’da Bordet ve Gengou tarafından tanımlanan boğmaca etkeni Bordetella Pertussis’e karşı ilk aşı çalışmaları başarısız olmuştur. 1981’de Japonya’da Sato Y ve Sato H tarafından ilk aselüler aşı geliştirilmiştir. Difteri basili ilk kez 1883’de Klebs tarafından tanımlanmıştır. 1883’te Roux ve Yersin tarafından difterinin sıcağa dayanıksız toksini saptanmış ve 1923’de stabil, toksik olmayan bir difteri toksoidi elde edilmiştir. Bu aşı 1926’da çocuklar için Fransız Tıp Akademisi (APA) tarafından onaylanmıştır. Sonraları bu yöntem tetanoz ve diğer toksinlere de uygulanarak güvenli aşı geliştirilmesinin yolunu açmıştır. Tetanoz toksoidi 1927’de geliştirilmiş ve 1947’de difteri toksoidi ile kombine edilmiş, sonra, kombinasyona boğmaca aşısı da eklenmiş ve çocuklarda kullanılan DBT aşısı oluşturulmuştur. Kimyasal inaktivasyon virüslere uygulanmış ve ilk virüs aşısı olarak İnfluenza aşısı üretilmiştir. 1935 yılında ilk İnfluenza aşısı keşfedilmiştir. Ancak influenza epidemilerinin her yıl farklı bir virüs suşu ile olması aşının içeriğinin her yıl düzenli değiştirilmesini gerektirmiştir.

1940’lı yıllarda hücre kültürleri geliştirilmiştir. Doku kültürlerini geliştiren Enders ve ekibi 1947’de Nobel ödülünü kazanmıştır. 1954’te Jones Salk tarafından inaktif polio virüs aşısı geliştirilmiştir. 1960 yılında ise Alfred Sabin tarafından canlı oral Polio virüs aşısı geliştirilmiştir.

Kızamık virüsü 1954’te ilk kez virolog John Endersen ve pediyatrist Thomas Peebles tarafından böbrek hücre kültüründe üretilmiştir. 1963’te ABD’de canlı Kızamık aşısı lisans almıştır. Günümüzde tüm dünyada bu aşı kullanılmaktadır. Kabakulak virüsü 1945 yılında Habel tarafından izole edilmiştir. 1948’de geliştirilen inaktif aşı kısa süreli bağışıklık sağlaması nedeni ile 1970 yılında kullanımdan kaldırılmıştır ve 1967 yılında ilk canlı Kabakulak aşısı Amerika’da lisans almıştı.

Kızamıkçık aşısı için çalışmalar 1960 yılında başlamıştır. Kızamıkçık aşısı insan diploid hücrelerinde üretilen ilk canlı aşı örneğidir. Günümüzde kullanılan aşı formu 1979’da lisans almıştır.

Suçiçeği aşısı 1970’li yılların başında geliştirilmiştir. Sağlıklı çocuklar için olduğu kadar immün sistemi zayıf çocuklar için de üretilen ilk canlı virüs aşısı olmuştur. ABD’de 1995’de lisans almıştır.

Pnömokok 1980 yılında Stenberg tarafından izole edilmiştir. 1927-30 yıllarında pnömokok kapsül polisakkaritlerinin antijenik olduğunun tespit edilmesi ile kapsül aşıları üretilmiştir. 23 valanlı pnömokok aşısı 1983’de çıkarılmıştır. Pnömokok aşısından sonra diğer kapsüllü bakteriler Meningokok, Hemofilus

İnfluenza tip b ve Salmonella Tphyi’e karşı polisakkarid aşılar yapılmıştır; ancak bu aşıların B hücre yanıtı yetersiz olan çocuklarda immünojenik olmadığı belirlenmiştir. Proteinlerin polisakkaridlere konjugasyonunun geliştirilmesi ile bu sorun çözülmüştür. Konjugasyon yöntemi Meningokok ve Pnömokok aşılarına da uygulanmış; böylece bu iki organizmanın invazif infeksiyonu ve yayılımı kontrol altına alınabilmiştir. Meningokok grup A ve C içeren polisakkarit aşılar 1970’li yıllarda geliştirilmeye başlanmış, 1999 yılında Meningokok C konjuge aşısı İngiltere’de lisans almıştır.

Rotavirüs aşısı çalışmaları 1970’lerde başlamış ve aşı geliştirmek için ilk olarak hayvan suşları kullanılmıştır. Tekrarlayan başarısız aşı denemeleri sonucu reassortant aşı yöntemi ile tetravalan maymun-insan reassortant Rotavirus aşısı üretilmiştir. ABD’de 1998 yılında lisans almış, fakat 600.000 uygulamada 15 invajinasyon vakası görüldüğü için uygulamadan kaldırılmıştır. Üç aşı daha sonra ruhsatlandırıldı: 2006’da Avrupa’da ve 2008’de ABD’de lisanslı Rotarix, 2006’da ABD’de lisanslı Rotateq ve Çin’de lisanslı ve 2000’den beri yaygın olarak kullanılan Lanzhou kuzu rotavirüs suşudur. 1986 yılında Provost ve Hilleman tarafından ilk inaktif Hepatit A aşısı geliştirilmiş ve 1990’ların sonlarında kullanılmıştır. Hepatit B aşısı için çalışmalar 1968 yılında başlamıştır. 20.yy sonlarına doğru genetik mühendisliğinin de gelişmesi sayesinde; rekombinant hepatit B aşısı 1986’da lisans almıştır.

Dünya tarihinde çiçek aşısı ile başlayan ve yaklaşık 230 yıldır devam eden bağışıklama çalışmaları, beraberinde 30’dan fazla aşıyı da getirmiştir. Çocukluk çağında uygulanmaya başlanan aşı sayısının artması, bu aşıların bir program dahilinde yapılması gereksinimini doğurmuştur. Bu doğrultuda DSÖ 1974 yılında Genişletilmiş Bağışıklama Programını (Expanded Programme on ImmunizationEPI) başlatmıştır. Bu programda temel olarak difteri, boğmaca, tetanos, kızamık, verem, polio olmak üzere 6 tane aşı ile korunabilir hastalık için bağışıklama sağlanması amaçlanmıştır. Bu aşılara ek olarak 1986 yılında hastalığın endemik olduğu Afrika ve Güney Amerika ülkelerinde sarıhumma aşısının yapılmasını, 1992 yılında ise Hepatit B aşısının GBP’ye alınmasını önermiştir.

Meningokok aşısı ilk olarak 2010 yılında tanıtılmıştır. 2018 sonuna kadar hastalıktan etkilenen Afrika ülkelerinde 300 milyondan fazla kişi aşılanmıştır. 2012 yılında MenAfriVac soğutucu olmadan 4 gün boyunca ve 40°C sıcaklık seviyelerinde soğuk zincir dışında saklanabilen ilk aşı olarak kabul görmüştür.

Günümüzde aşılar konusunda çalışmalar var olan aşıları daha da geliştirmeye ve HIV/AİDS, kanser, Ebola gibi diğer pek çok enfeksiyon hastalıklarına ve hatta nörolojik hastalıklar, diyabet gibi tam kür sağlanamayan kronik hastalıklara karşı aşı geliştirmek için devam etmektedir. Açıkça görülmektedir ki yeryüzünde hastalık var oldukça aşı çalışmaları da devam edecektir.

Kaynak: Dr. Mustafa Kurt – TIPTA UZMANLIK TEZİ

Likes:
2 0
Views:
90
Article Tags:
Article Categories:
Sağlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir